1 Ekim 2009 Perşembe

reklam

"calgon" reklamlarından bıktım artık! senaryo hep mi aynı olur yahu sanki oyuncu değiştirerek farklı bir reklam mı yapmış oldunuz yani siz. bıktırdınız ya öff valla sinirlendim. "makineniz kireçlenmiş, calgon kullansaydınız böyle olmazdı" hay ben senin..!

hah bir de "cif" reklamları da genelde aynı 'değişen oyuncumuz, değişmeyen deneyini yapar, ilk başta dandik marka kullanır bi boka yaramaz, sona "cif" kullanır aman allahım o da ne bir damlasıyla bütün ocak hastahane hijyeniyle parıl parıl parlıyor maaşallah'..

asıl beni kendimden geçiren "kosla"dır.. azalarak bitsin bu reklam, lütfen, pembeden nefret ettim sizin yüzünüzden be..

mavi'nin "burası istanbul" reklam serisi de dalga geçilmek için yaratılmıştır. üniversiteli içi kıpır kıpır heyecan dolu,"abi bu reklamla süper dalga geçeriz bak aklımda bir senaryo geldi şimdi kara çarşaflı bi kadı...." bu şekildeki ilginç sandığı aslında herkesin düşünebileceği tarzdan fikirlerini beyaan eder, fikir beğenilirse kamera bulunur bi yerden, amatör çekim yapılır yutupa, feysbuka konulur, eğlenilir.. evet bu fikir benimdi ben de o gencim..

peki turist hangi reklamı beğenmiştir? cevabım "ege bal" okurum. bu markanın reklamları beni anıra anıra gülmeye teşfik etmiştir. örn;
ege bal


bu sabah da kahvaltı olarak salata yaptım kendime, neden? çünkü ekmek almaya üşendim kahvaltıyı da ekmeksiz yapamam, diğer öğünlerde ekmek olmasa da olur ama kahvaltı başka.. ben de zeytin, peynir ve nutella'ya "ekmek yoksa siz de yoksunuz" bakışı atarak salatamı yedim.

mucuruyorum..

1 yorum:

The Oz dedi ki...

niyeyse calgon'u colgate okudum hep