11 Ekim 2009 Pazar

Araba diyorum!



Aybüke ve arabası benim için çok özeldir. ne zaman bu arabaya binsem şöförüm Aybüke açar müziği (radyoda ne varsa artık) ve coşarız. ama öyle normal bir çoşma değil bu yoo.. diyelim frekansımız bir tekno parçaya takıldı, kollar havaya kalkar kafa ve eller aynı doğrultuda aşağı yukarı iner, sıkıldık mı o zaman değişir radyomuz ve fantazi müziğin babası gelir kulaklarımıza, ikimiz de emrah oluruz, içimizde yaşarız (hatta Aybüke'nin arabayı sürüş tarzı değişir), bu da mı kesmedi hemen tuşa bir kez daha basılır ve ilahiler, arabanın içinde adeta zikir çekeriz, kendimizden geçeriz, sonra zevkten dört köşe nurilere koşarken yanlışlıkla değiştirdiğimiz radyo kanalında rap parçalar çalmaya başlar ve arabayı, bir ileri bir geri dur kalklarla ritmimize uydururuz hatta bunu boğaz köprüsünden geçerken yapmayı çok severiz, değiştiririz bir kez daha kanalı rock mı çıktı, saçlar asi bir şekilde sallanır parçalara avazımız çıktığı kadar eşlik edilir ve sonrasında özümüze dönmek isteriz ve radyoyu kapatıp cd'mizi açarız ki; blue's, jazz, opera, latin.. (bu bölümde hiçbir şey yapmadan öylece sakince dururuz) Aybüke benim hayatımda gördüğüm en iyi kadın şöfördür. sanırım bana araba kullanmayı öğretmesini isteyeceğim ondan.

not: bir kadın araba kullanırken bir adamdan daha fazla küfür eder!

2 yorum:

The Oz dedi ki...

bana da öğrettin

'ettin' ile biten isimler var bir de.

turist dedi ki...

tamam sana da öğreteceğiz.