18 Ekim 2009 Pazar

Düğün



düğün şarkılarını önemsiyorum. Yıllardır gittiğim (gitmek zorunda bırakıldığım) düğünlerin hemen hemen hepsinde Mariah Carey’nin “my all” adlı parçası, gelin ve damatın ilk dans parçası olarak ayarlanmıştır, yanlıştır efendim. İbo’nun “ bebeğim”i olsun Alişan’nın “seviyorum seni” si olsun, bunlardır bizim özümüz. Mariah Carey’le başlayıp halayla devam etmek daha sonrasında ise tekno parçalarla düğünü bir disko havasına bürmek ve gelinin o gelinlikle dansöz gibi dans etmesi... bunlar bir yana, düğünlere gitmek istemememin asıl sebebi “ kalk kız, sen de oyna.” cümlesi ve türevleridir. Öyle despot ve anti sosyal gözükmeyeyim diye oynarım birde ben. Ama işte hiç istemeden, bir gıdım zevk almadan ve seni zorla kaldıran kişinin suratına düğün pastasını yapıştırmak istercesine oynarım. Sırıtarak çok eğleniyormuş numarası yapmam ise tamamen oyunculuğumla alakalı zira insanları üzmek istemem. Dans etmeyi seviyorum, ama zorunda bırakılmaktan hoşlanmıyorum.

Bir de düğün sahibi vardır, hayır bunlar kesinlikle gelin ve damat değildir, ebeveynleridir, inanın bu insanlara çok acırım ben. Saatlerce ayakta dururlar, gelen misafirleri karşılarlar ki yaşlı bunlar romatizması, kas ağrısı, kemik erimesi eksik olmaz gariplerin, maddi anlamda çökmüş olan hayatlarına bir de düğünden sonra 2. Darbe gelir, her masaya eğilip sırıtmaktan hem bel fıtığı hem yüz felci geçirirler, yazık değil midir yahu. Gelin hanım da orada şımarsın, kabarık kıyafetinin içinde kalçayı sallasın ama kimse anlayamasın ve güzel dans ettiğini zannetmeye devam etsin, damat da kasım kasım kasılsın aklında milyon tane soruyla (örnek soru: evlendim mi şimdi la ben? Ya şimdi noolacak?) mutlu gözükmeye çalışarak..

ha şimdi diyeceksiniz ki: her düğün böyle mi kardeşim? ne fark eder ki.. sonuçta çiftimiz mutlu oluyorsa (ki öyle olsun) bana kahverengi katıyı yemek düşer.. çikolataaaaa

4 yorum:

The Oz dedi ki...

oha diyerek bu yazını çok beğeniyorum

turist dedi ki...

teşekkür ederim oz bu yazıyı bir deneme olarak yazmıştım aslında kendi bloğuma koymayacaktım, beğendiğim bir blog yazar arıyormuş oraya adaylık teklifinde bulundum sonra da vazgeçtim, çünkü kendi bloğuma yazdığım gibi yazmışım :) anladım ki bu iş bana göre değil ve de daha nasıl uzatabilirim bu parağrafı ben tra la la laa....

depik dedi ki...

oynamak güzeldir. dans etmek ne ola ki?

Cheesypuff dedi ki...

Düğün sahibinin burnu Kaf Dağı'nda olan modeli de var, denediniz mi?

Biz öyleydik yani, dayımın düğününde. Gerçi arada fark var biz dağı yaratmış sayılırız. ^^