26 Haziran 2009 Cuma

TİM

Kötü bir yolculuktu itiraf edeyim, ama geldim sabahın köründe gözlerini yarım açabilen ve sarılışı bu kötü yolculuğa değecek kadar muhteşem olan annenin yanına. (fazla betimleme, bazen iyidir)

gün boyunca yaşadığım şeyleri anlatmayayım diyorum siz de sıkılırsınız ben de, siz var mısınız bu arada?

insan günlük burç yorumlarını okuyunca beklenti içine giriyor, "aa dün tutmuştu lan, bugün şöyle diyor kesin olacak bu". yapma ya saçma sapan ("sapan" ı da 5 defa yazamadım) konuları.. ne diyroum ben be öööf

hala regl olamadım bunu da beyan ediyorum işte, sinirliyim, çenemdeki sivilceye de haykıra haykıra seslenmek istiyorum "sıçtığım bok!"------> bu anne lafını seviyorum.


yalnız insan bence;
-tabaktaki son pirinç tanesi değildir, tabakta sadece bir pirinç tanesi kalmaz yada hiç pirinç tanesi kalmaz.
-yağmurlu şarkı dinleyip ağlayan hiç değildir, ağlıyorsa sebebi vardır, o sebep biridir, biri için ağlarsa biri acı çekmiştir, o biri tek başına acı yaratamaz. (birdir bir'i hiç karıştırmayın o oyundur zaten.)
-tek başına yaşayan mıdır? hayır, o da değildir. o evin böceği vardır, sineği vardır..
-var mıdır? vardır! çevresindeki onca insanı görmezden geliyorsa, sevgilerine cevap vermiyorsa, kendine layık görmüyorsa işte o insan yalnız olmaya mahkumdur. evet!evet evet..
(anti klişe timi tarafından saldırıya uğradım, yazıma burda son vermek zorundayım -çata küüüüüt..)

enseye pat!

4 yorum:

The Oz dedi ki...

antalyaya gelme mevsiminiz hayırlı ola

bossa nova dedi ki...

uzun mesafede yolda insan ezik büzük çok fena.. İyi ki yolda regl omamaışsın; onun stresi hiç çekilmiyoo:(

turist dedi ki...

evet daha önce yolculuk yaparken de olmuştum, mola zamanı dışarı çıkmak için kalkmışken oturduğun koltuğun desen değiştirmesi..
umut sarıkaya tipi mutsuzluk tanımlarına rakip olunur bununla.

The Oz dedi ki...

kız muhabeti oluşmuş burada bana müsade