29 Haziran 2009 Pazartesi

Dansöz

"büyüyünce ne olacaksın?" çocukların büyüklerle iletişim kurmasını sağlayan temel sorulardan birisdir bu. (bir de "anneni mi yoksa babanı mı daha çok seviyorsun?" var ama bu konuya hiç girmek istemiyorum.) belirli bir yaşa kadar verdiğim cevap hep aynıydı bu soruya;

-dansöz olucam ben!
hiç de komik değil aslında ama büyüyünce ne değişti? bakalım;

*mezdeke kasedini takıp deli deli dans eden bu yavruya annesinin arkadaşı; " bu kızın çok iyi kulağı var" dedi. işte hayatımın en önemli kararı burada verildi, dansöz olacaktım! Tek hayalim gerçekleşecekti.. ama bu cümleyi yanlış anlayan ailem beni müzik kursuna yazdırdılar.

* hayalimden gitgide uzaklaşır olmuştum. okula başlayınca sorunun cevap seçenekleri de arttı haliyle; astronot, pilot, ressam, doktor, mühendis (ki mühendis kelimesinin anlamını da bilmiyordum itiraf edeyim.)...

*1. sınıfın sonlarına doğru öğretmen şarkı söylemek isteyen var mı diye sordu. vardı. ben. işaret parmağım yavaş ve korkak havaya kalktı. söylemeye başladım, arkadaşlarım alay etmeye başladı (şu an bile hepsinin azını burnunu dağıtasım var) yine de hafif ağlamaklı bir tonda da olsa şarkıyı söylemeye devam ettim. bittiğinde öğretmenim de benimle beraber ağlıyordu. hem ağlıyordu hem de gülüyordu gözlerinin içi. o an anladım, çok etkilenmişti. peki ne söylemiştim? fırat türküsü. hemde 7 yaşında hem de hiç bir sözünü atlamadan. annemle babamın benim şarkı söylebildiğimden hele ki böyle ağır bir türkü söyleyebildiğimden haberleri yoktu. artık haberleri olmuştu, çünkü eve sümüklü gitmiştim.;

-ühüü ühüüü, hık ühü..
-ne oldu kızım?
-anne sınıfta şarkı söyledim öğretmenim çok beğendi ama arkadaşlarım hep alay etti benle ühüü..
-hangi şarkıyı söyledin?
-fırat türküsü.
-(hönk)bize de söyle bakalım?
-şu fıratın suyu akar serindir oy oy..

şaşkınlıkla dinlemişlerdi beni, nerden mi öğrenmiştim, sizin de anne babanız öğretmen olsaydı böyle türkü dinleye dinleye büyürdünüz.

o günler henüz kariyerimin çok başındaydım, okul gecelerinin vazgeçilmez ismi olmak, assolistlik, söhret beni bozmamıştı..

nerden öğrenmişlerse annemler konservatuvarın yarı zamanlı eğitim verdiğini duymuşlar,sınavlara girdim kazandım. sabahları okula akşamları konservatuvara gidiyordum, bir çocuğa göre fazla çalışıyordum, pek boş vaktim yoktu. enstrümanım flüttü (hayır, blok flüt değil, sizin değiminizle yan flüt). 3 sene devam etti böyle.

büyüdüm lise çağı geldi, annemlerin "anadolu lisesine git" serzerişleri cevaben dersaneye gitmedim, müziğin benim için ne kadar önemli bir hale geldiğini anlamalarını sağladım sonunda. konservatuvarın lisesi açılmıştı o sene, kendimi oraya hazırladım ama annemler güzel sanatlar lisesine gitmemi istediler, sınava girdim kazandım, ikisi de müzik eğitimi dedim güzel sanatları tercih ettim.

okul bitti.. ve artık kimse bana şu soruyu sormuyordu; "büyüyünce ne olacaksın?".
belliydi değil mi artık. müzik benim herşeyim! (bu cümle o kadar içten ki yazarken bile tüylerim diken diken oldu, ağda yapsaydım böyle olmazdı işte.)bu arada şarkı söylemeyi flütten daha çok sevdiğimi anladım, üniversitede opera-şan bölümü sınavlarına girecektim, kazanacaktım..

ve yeni bir hayata başladım, çok keyifli, yine müzikli..
yolunuz düşerse istanbul'a sorun birine; "ist.üni.dev.konservatuvarı nerde?" (kısaltma yapmadan sorun) gelin yanıma, kapıda güvenlik görevlisi var emine abla içeri almaz sizi, ama ısrar ederseniz olur bu iş, çıkın merdivenden ilk sağa dönün, koridorun en sonunda "opera ana sanat dalı" yazar girin oraya, bekleyin beni ekimde gelirim ben sıkılmayın o zamana kadar ama..

bütün dansözlere selam ederim..

9 yorum:

The Oz dedi ki...

çengi olacağına çalgıcı olmuşsun.
oy oy oy ölem ölem derdo ölem

turist dedi ki...

dalga geçme oz kısmen biyografimi yazmışım, uğraşmışım burda, hıh..

The Oz dedi ki...

benim de hatıratlarımı gözümde canlandırdırn.

bossa nova dedi ki...

2 sene boyunca 9 ay nerdeyse hergün o binanın önünden geçtim; ve her seferinde o muhteşem sesleri duymaktan haz aldım 'iyi ki bura kurmuşlar lem hem de bi milyonla nasıl bir ahenk bu böyle' diye düşündüm ve şimdi o seslerden birinin sen olabileceğini mi söylüyosun bana oh may gudnıss!!

turist dedi ki...

evet bebek ben onlardanım, şu an kendimi çok özel hissettirdin!

bossa nova dedi ki...

bence hissetme sen zaten öylesin eminim ki o sesle;)vay be tesadüfe bak..şimdi ben ordan geçerken turist pişt pişt diye bağırırım artık:D

turist dedi ki...

oley, mutlaka bağır ben çıkarım bakarım pencereden, şarkı söylerim sana :)

bossa nova dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
bossa nova dedi ki...

hmmm o zaman şimdiden düşünmeye başlıyım hangi şarkıyı isticeeemi:D turist turist bana hey jude söyler misiiiğn:D ama bi tane daha var, ve bi tane daha; aaa bak bi tane daha buldum, aslında şu da olabilir? yok yok şu olsun; aa bekl......